İçeriğe atla

kesilmek

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: ke‧sil‧mek

Eylem

[düzenle]

kesilmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi kesilir)

  1. kesme işine konu olmak
  2. bitkin duruma gelmek; gücü, takati kalmamak, çok yorulmak
    • Sonunda elleri, ayakları yorgunluktan kesilerek uzanıyorlardı yattıkları hasırlara. - N. Cumalı
  3. gibi olmak, benzemek, dönmek
    • Senelerden beri hizmetçinin, sütninenin türlü çeşidi ile uğraşa uğraşa insan sarrafı kesilmiş. - R. N. Güntekin
  4. süt ve ayran gibi gıda ürünün ekşimesi, bozulmak
  5. dinmek
    • Çakal sesleri hiç kesilmiyor, soğuk havayı elekten geçirip rüzgârla birlikte odanın içine üfürüyordu sanki.
      — Semih ÖZTÜRK, 2018, Önce Dağlar Kar Tutacak, s. 35, Varlık Yayınları
  6. sona ermek
    • Tam umudumuz kesilecek gibi olup da epey üzüldükten sonra kapı tokmağı tak ederdi. - H. R. Gürpınar
  7. akmamak
    • 'Su kesildi.
  8. akımın gelmemesi
    • Dışarıdan biri mi geldi de onları söndürdü yoksa şehir cereyanı mı kesilmiş? - R. N. Güntekin
  9. (yapı bilgisi) kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştiren bir fiil
    • Bu mesleği öğrenmenin iki yolu var: Bir, ustanın adeta gölgesi kesileceksin, iki müşterinin ruhundan anlayacaksın.
      — Feridun ANDAÇ, 2025, “"Piç Osman" Efsanesi”, Sözcükler, 115. sayı, s. 90
  10. bir olayın bitmesi veya ara verilmesi
    • Okulda cumartesi günleri dersler saat kaçta kesiliyor? - A. Kutlu
  11. kendini herhangi bir şey gibi göstermek
    • Üçüncü gün sabahı, o bir kuzu oldu, ben bir iradeli aslan kesildim. - A. Gündüz
  12. tutulmak, kapatılmak
  13. makaslanmak
  14. durmak
    • Muazzez cevap vermedi ve münakaşa kesildi. - P. Safa
  15. yoksun kalmak
    • 'Çocuk yiyip içmeden kesildi. - R. N. Güntekin
  16. sünnet olmak
    • Galip Baba, çeker gider diye çocuk kesilinceye dek böyle yapmayı uygun görmüştü. - M. İzgü
  17. çok beğenmek, çok hoşlanmak
  18. (demiryolu ulaşımı, ölüm) Demir yolu taşıtı tarafından çarpılarak ölmek.
    • Kararmış traverslerin üzerinde seke seke, sohbetin derinliğinde dünyayı unutmuş yürüyorlarken dizel lokomotifin sesini duymamışlardı. Koca trenin sesi duyulmaz mı? (...) Son anda kendilerini kenara atıp kesilmekten kurtulmuşlardı.
      — Ethem Baran, 2026, Kırkikindiler Bittiğinde, s. 93, İletişim Yayınları

Çekimleme

[düzenle]
kesilmek eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit kesildim kesildin kesildi kesildik kesildiniz kesildiler
hikâye kesildiydim kesildiydin kesildiydi kesildiydik kesildiydiniz kesildiydiler
rivayet
şart kesildiysem kesildiysen kesildiyse kesildiysek kesildiyseniz kesildiyseler
kesildilerse
belirsiz geçmiş basit kesilmişim kesilmişsin kesilmiş kesilmişiz kesilmişsiniz kesilmişler
hikâye kesilmiştim kesilmiştin kesilmişti kesilmiştik kesilmiştiniz kesilmiştiler
rivayet kesilmişmişim kesilmişmişsin kesilmişmiş kesilmişmişiz kesilmişmişsiniz kesilmişmişler
şart kesilmişsem kesilmişsen kesilmişse kesilmişsek kesilmişseniz kesilmişseler
kesilmişlerse
geniş basit kesilirim kesilirsin kesilir kesiliriz kesilirsiniz kesilirler
hikâye kesilirdim kesilirdin kesilirdi kesilirdik kesilirdiniz kesilirdiler
rivayet kesilirmişim kesilirmişsin kesilirmiş kesilirmişiz kesilirmişsiniz kesilirmişler
şart kesilirsem kesilirsen kesilirse kesilirsek kesilirseniz kesilirseler
kesilirlerse
şimdiki basit kesiliyorum kesiliyorsun kesiliyor kesiliyoruz kesiliyorsunuz kesiliyorlar
hikâye kesiliyordum kesiliyordun kesiliyordu kesiliyorduk kesiliyordunuz kesiliyordular
rivayet kesiliyormuşum kesiliyormuşsun kesiliyormuş kesiliyormuşuz kesiliyormuşsunuz kesiliyormuşlar
şart kesiliyorsam kesiliyorsan kesiliyorsa kesiliyorsak kesiliyorsanız kesiliyorsalar
kesiliyorlarsa
gelecek basit kesileceğim kesileceksin kesilecek kesileceğiz kesileceksiniz kesilecekler
hikâye kesilecektim kesilecektin kesilecekti kesilecektik kesilecektiniz kesilecektiler
rivayet kesilecekmişim kesilecekmişsin kesilecekmiş kesilecekmişiz kesilecekmişsiniz kesilecekmişler
şart kesileceksem kesileceksen kesilecekse kesileceksek kesilecekseniz kesilecekseler
kesileceklerse
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit kesileyim kesilesin kesile kesilelim kesilesiniz kesileler
hikâye kesileydim kesileydin kesileydi kesileydik kesileydiniz kesileydiler
rivayet kesileymişim kesileymişsin kesileymiş kesileymişiz kesileymişsiniz kesileymişler
şart
şart basit kesilsem kesilsen kesilse kesilsek kesilseniz kesilseler
hikâye kesilseydim kesilseydin kesilseydi kesilseydik kesilseydiniz kesilseydiler
rivayet kesilseymişim kesilseymişsin kesilseymiş kesilseymişiz kesilseymişsiniz kesilseymişler
şart
gereklilik basit kesilmeliyim kesilmelisin kesilmeli kesilmeliyiz kesilmelisiniz kesilmeliler
hikâye kesilmeliydim kesilmeliydin kesilmeliydi kesilmeliydik kesilmeliydiniz kesilmeliydiler
rivayet kesilmeliymişim kesilmeliymişsin kesilmeliymiş kesilmeliymişiz kesilmeliymişsiniz kesilmeliymişler
şart kesilmeliysem kesilmeliysen kesilmeliyse kesilmeliysek kesilmeliyseniz kesilmeliyseler
kesilmelilerse
emir basit kesil kesilsin kesilin
kesiliniz
kesilsinler
hikâye
rivayet
şart
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit kesilmedim kesilmedin kesilmedi kesilmedik kesilmediniz kesilmediler
hikâye kesilmediydim kesilmediydin kesilmediydi kesilmediydik kesilmediydiniz kesilmediydiler
rivayet
şart kesilmediysem kesilmediysen kesilmediyse kesilmediysek kesilmediyseniz kesilmediyseler
kesilmedilerse
belirsiz geçmiş basit kesilmemişim kesilmemişsin kesilmemiş kesilmemişiz kesilmemişsiniz kesilmemişler
hikâye kesilmemiştim kesilmemiştin kesilmemişti kesilmemiştik kesilmemiştiniz kesilmemiştiler
rivayet kesilmemişmişim kesilmemişmişsin kesilmemişmiş kesilmemişmişiz kesilmemişmişsiniz kesilmemişmişler
şart kesilmemişsem kesilmemişsen kesilmemişse kesilmemişsek kesilmemişseniz kesilmemişseler
kesilmemişlerse
geniş basit kesilmem kesilmezsin kesilmez kesilmeyiz kesilmezsiniz kesilmezler
hikâye kesilmezdim kesilmezdin kesilmezdi kesilmezdik kesilmezdiniz kesilmezdiler
rivayet kesilmezmişim kesilmezmişsin kesilmezmiş kesilmezmişiz kesilmezmişsiniz kesilmezmişler
şart kesilmezsem kesilmezsen kesilmezse kesilmezsek kesilmezseniz kesilmezseler
kesilmezlerse
şimdiki basit kesilmiyorum kesilmiyorsun kesilmiyor kesilmiyoruz kesilmiyorsunuz kesilmiyorlar
hikâye kesilmiyordum kesilmiyordun kesilmiyordu kesilmiyorduk kesilmiyordunuz kesilmiyordular
rivayet kesilmiyormuşum kesilmiyormuşsun kesilmiyormuş kesilmiyormuşuz kesilmiyormuşsunuz kesilmiyormuşlar
şart kesilmiyorsam kesilmiyorsan kesilmiyorsa kesilmiyorsak kesilmiyorsanız kesilmiyorsalar
kesilmiyorlarsa
gelecek basit kesilmeyeceğim kesilmeyeceksin kesilmeyecek kesilmeyeceğiz kesilmeyeceksiniz kesilmeyecekler
hikâye kesilmeyecektim kesilmeyecektin kesilmeyecekti kesilmeyecektik kesilmeyecektiniz kesilmeyecektiler
rivayet kesilmeyecekmişim kesilmeyecekmişsin kesilmeyecekmiş kesilmeyecekmişiz kesilmeyecekmişsiniz kesilmeyecekmişler
şart kesilmeyeceksem kesilmeyeceksen kesilmeyecekse kesilmeyeceksek kesilmeyecekseniz kesilmeyecekseler
kesilmeyeceklerse
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit kesilmeyeyim kesilmeyesin kesilmeye kesilmeyelim kesilmeyesiniz kesilmeyeler
hikâye kesilmeyeydim kesilmeyeydin kesilmeyeydi kesilmeyeydik kesilmeyeydiniz kesilmeyeydiler
rivayet kesilmeyeymişim kesilmeyeymişsin kesilmeyeymiş kesilmeyeymişiz kesilmeyeymişsiniz kesilmeyeymişler
şart
şart basit kesilmesem kesilmesen kesilmese kesilmesek kesilmeseniz kesilmeseler
hikâye kesilmeseydim kesilmeseydin kesilmeseydi kesilmeseydik kesilmeseydiniz kesilmeseydiler
rivayet kesilmeseymişim kesilmeseymişsin kesilmeseymiş kesilmeseymişiz kesilmeseymişsiniz kesilmeseymişler
şart
gereklilik basit kesilmemeliyim kesilmemelisin kesilmemeli kesilmemeliyiz kesilmemelisiniz kesilmemeliler
hikâye kesilmemeliydim kesilmemeliydin kesilmemeliydi kesilmemeliydik kesilmemeliydiniz kesilmemeliydiler
rivayet kesilmemeliymişim kesilmemeliymişsin kesilmemeliymiş kesilmemeliymişiz kesilmemeliymişsiniz kesilmemeliymişler
şart kesilmemeliysem kesilmemeliysen kesilmemeliyse kesilmemeliysek kesilmemeliyseniz kesilmemeliyseler
kesilmemelilerse
emir basit kesilme kesilmesin kesilmeyin
kesilmeyiniz
kesilmesinler
hikâye
rivayet
şart

Deyimler

[düzenle]

ayağı yerden kesilmek, dört yanı deniz kesilmek, kulak kesilmek, pancar kesilmek, put kesilmek, taş kesilmek, voyvoda kesilmek

Çeviriler

[düzenle]

çeviriler

Kaynakça

[düzenle]

Eski Türkçe

[düzenle]
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Eylem

[düzenle]
  1. kesllmek

Türkmence

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

kesilmek

  1. kesilmek

Kaynakça

[düzenle]
  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.